Kütahya Yürünebilir Tarih Rotası

Güncelleme tarihi: 27 Tem

Uzunluk: 2.4 Km

Süre: 37 Dk




 

Durak 1: Germiyan Konakları

19'uncu yüzyıl sivil mimarlık örneklerinden olan ve Anadolu’nun ahşap mimari özelliklerini taşıyan Kütahya evleri, aslına uygun olarak hala yaşamaktadır. Kendine özgü iki ve üç katlı mimarileri, ahşap payandalı çıkmaları, pencere düzeni ve geniş saçakları ile eski konak kültürünün en güzel örneklerini bugüne taşımaktadır. Giriş katları mutfak, kiler, depo ve tarım araçları için taşlık olarak düzenlenmiş, oturma, yatma, yeme, içme ve yıkanma odaları üst katlara yapılmıştır. Giriş kapıları atların geçmesine imkan verecek ölçüde büyük tutulmuştur. Pencereleri az sayıda ve küçük ebatlıdır. Kütahya evlerinde'' çıkma'', mimari üslubun en önemli öğesidir. Sokaklar çok dar olsa bile saçaklar birbirine değercesine çıkmalar yapılmıştır. Karakteristik Kütahya evi genellikle büyüktür. Dış renklerde yüzey beyaz, kirli sarı, çivit mavisi veya aşı boyası renginde boyanmış, geren (toprak) sıvalıdır. Germiyan ve Ahierbasan sokaklarında sokak boyunca sıralanan bu evleri görmek mümkündür.





Durak 2: Kütahya Belediyesi Kent Tarihi Müzesi

Germiyan Sokak'ta bulunan ve kitabesinden 1912 yılında yaptırıldığı anlaşılan Şapçızade ve Karaca Konakları, Kütahya Belediyesi tarafından restore edilerek, Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan alınan özel müze izni ile Kent Tarihi Müzesi olarak açılmıştır. Bahçesinde; dünya’da Çini sanatının merkezi olan Kütahya’mızın geleneksel ata sanatının üretim aşamaları yer almaktadır.






Durak 3: Balıklı Hamamı

Kütahya Balıklı Mahallesi’nde, Balıklı Camisi ile Balıklı Tekkesi arasındaki köşede bulunan bu hamamı Kütahya’da Anadolu Beylerbeyliği yapmış olan ve daha sonra Sadrazamlık makamına getirilen Rüstem Paşa 1549 yılında yaptırmıştır.

Hamam, erkekler ve kadınlar bölümü olmak üzere Osmanlı hamam mimarisindeki çifte hamam plan düzeninde yapılmıştır. Hamamın duvarları iri kesme moloz taştan örülmüş, üst örtüsü ve kubbelerinde tuğla kullanılmıştır. 1980 öncesinde harap bir durumda olan bu hamamı Vakıflar Genel Müdürlüğü restore etmiştir. Onarım öncesinde büyük kubbeleri, yüksek kasnaklı ve tuğladan örülmüşken, onarım sonrasında düzgün kesme taş kaplama ve beton sıvalı kubbelerle yenilenmiştir.





Durak 4: Kütahya Arkeoloji Müzesi

Medrese binası 1314 yılında Germiyan Beylerinden Umur bin Savcı tarafından yaptırılmıştır. Vacidiye Medresesi olarak da anılır. Kesme taştan inşa edilen yapının girişi Selçuklu sanatının özelliklerini yansıtmaktadır. Kapıları kubbeli, orta mekâna açılan dokuz küçük odası vardır. Müzede yer alan vitrinlerde Geç Miyosen döneminden itibaren Paleolitik, Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler sergilenmektedir. Arkeoloji Müzesindeki en önemli eserlerden biri de, Amazonlar Lahdi'dir. Çavdarhisar-Aizanoi'de yapılan kurtarma kazısında bulunan lahit, yüksek kabartma tekniği ile yapılmıştır. Lahdin yan yüzlerinde Greklerle Amazonlar arasındaki savaşları betimleyen yüksek kabartmalar vardır. Dünyada bulunan sayılı Amazon Lahitleri içinde en sağlam durumda olanlarındandır. Müze 1965 yılında ziyarete açılmıştır.




Durak 5: Çini Müzesi

Çini Müzesi Türkiye'deki ilk ve tek çini müzesidir. Germiyan Beyi II. Yakup Çelebi (1387 -1429) tarafından 1411 yılında yaptırılan imaret, medrese, mescit, kütüphane ve hamamdan oluşan külliyenin imaret ve türbe bölümü, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından çini müzesi olarak restore edilip, 1999 yılında ziyarete açılmıştır. Türbe bölümünde II. Yakup Bey’in çinili sandukası bulunmaktadır. Yıkılan Medresenin vakıf kitabesi, müzenin giriş kapısının solunda yer alır. Müzedeki vitrinlerde, 14'üncü yüzyıldan günümüze kadar Kütahya ve İznik'te üretilen çini mimari elemanlar, çini kitabeler, çini vazo, tabak, pano ve çiniden yapılma ev gereçleri kronolojik bir sırayla sergilenmektedir. Müzenin girişinde, son Germiyan beyi II. Yakup Çelebiye ait Osmanlı Türkçesiyle yazılmış dünyanın en büyük ikinci taş kitabesi bulunmaktadır.




Durak 6: Kütahya Jeoloji Müzesi

Kütahya yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından son derece zengin bir ildir. Dünyada bulunan 90 çeşit madenin 57 si Türkiye’de, bunun 35’i de Kütahya sınırları içinde bulunmaktadır. Maden ruhsat sayısının en çok olduğu il olan Kütahya; Türkiye bor rezervlerinin yüzde 50’sini, linyit rezervlerinin yüzde 7,6’sını ve seramik hammaddelerinin (feldspat, kuvars, kaolin gibi) çeşit ve rezerv olarak çok önemli bir miktarını karşılaması; manyezit gibi refrakter hammaddesinin de günümüzde üretildiği yegâne yer olması bakımından maden sanayisinde önemli bir yer işgal etmektedir. Kütahya, bu maden kaynaklarına ilave olarak termal ve jeotermal kaynaklarıyla da çok zengindir. Kütahya Porselenin üretim aşamaları ve Şaphane’ de üretilen şap ürünlerini görmek mümkündür.





Durak 7: Kossuth Müzesi (Macar Evi)

İl Merkezi, Börekçiler Mahallesi, Macar Sokak’ta bulunan 18. Yüzyıl’dan kalma Türk evidir. Halk arasında “Macar Evi” olarak da bilinir. Macaristan özgürlük savaşının önderlerinden Avukat Lajos Kossuth (1802-1894), ailesiyle birlikte 1850-1851 yıları arasında bu evde konuk edilmiş ve Macaristan Anayasası tasarısını yine bu evde hazırlamıştır.

Macaristan’ın bağımsızlığına kavuşması hiç de kolay olmamıştır. 15 Mart tarihi, Macar Ulusunun bağımsızlık mücadelesinin en anlamlı günüdür. 1848 tarihinde, L. Kossuth ve onun silah arkadaşları, Avusturya ve Rusya’nın ittifakı sonucu ülkelerini terk etmek zorunda kaldılar. Yaklaşık yüz elli kişilik mülteci gurubu, 17 Ağustos 1849’da Macaristan’dan ayrılarak Vidin’e oradan da Şumnu’ya geçtiler. Osmanlı Devleti de kendilerine sığınan bu mültecileri daha güvenli bir yer olarak gördüğü Kütahya’ya göndermeye karar verdi.





Durak 8: Kütahya Kalesi

Tarihi kale, Bizans İmparatorluğunun ömrünü tamamlamasının ardından sırasıyla Selçuklu, Germiyanoğlu ve Osmanlı İmparatorluğu tarafından kullanılmış; yapılan ilave ve onarımlarla günümüze ulaşmış ve bugün o heybetli duruşuyla hala zamana meydan okumaktadır.





 

⇊⇊⇊ Rota Önizlemesi ⇊⇊⇊






14 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör